|
|
 Kıyaslamasız değerlendirmelerin pek hükmü olmuyor. Kıyaslama yapabilmek için bilgi sahibi de olmak lazım. Değişik ülkelere dair görüşler, Rusya-Türkiye ilişkileri değerlendirmelerinde mihenk taşı olabilir. Bu yönde daha önce iki farklı coğrafya hakkında değişik değerlendirmeleri vermiştim. Karadeniz ve Küba hakkındakilerden sonra, İsviçre hakkındaki bu yazı, Türk gözüyle İsviçre’yi anlatıyor. Sevgili Ayper Kaçar’a teşekkürler… Yorumlar (3) | Görüntüleme sayısı: 1300 |
|
Devamını oku...
|
|
|
 -Uçan Kaz/KAYIP KENT MASALI- Nobel ödüllü Selma Lagerlöff’ün ‘‘İsveç Gezisi’’ kitabını bilirmisiniz? ‘‘Uçan Kaz’’ adlı bir çizgi film olarak yıllarca tv lerde yayınlanmıştı. Çocukluğumda beni çok etkilemiş olan bu kitap, çizgi film halinde pek yavan gelmişti doğrusu… Kaz sürüsünün sırtında seyahat etmek zorunda kalan Nils’in gözüyle o coğrafyayı anlatır: Yorumlar (12) | Görüntüleme sayısı: 1521 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Arbat Sokağı, bir ucundan diğer ucuna topu topu bir kilometredir. Fakat bu bir kilometrelik sokak, içerisinde 500 yıllık tarihi bir geçmişi barındırır. Rusya’nın sanat ve siyaset hayatının canlı bir tanığıdır. Hakkında 500 sayfalık bir roman yazılmış, dünya devi Rus yazar, ressam ve müzisyenlere, Troçki, Soljenitsin gibi tanınmış muhaliflere mekan olmuş bir sokaktır.
Moskova’ya gelip de her adımında sokak ressamlarının portreler çizdiği, hediyelik eşya dükkânlarında Marks, Engels ve Lenin’in tasvir edildiği tişörtlerin ya da çelik mataraların, orak çekiçli zippo çakmakların, çeşit çeşit matruşkaların satıldığı Moskova’nın araç trafiğine kapalı tek sokağı Arbat’ı, bir ucundan diğere ucuna adımlamadan dönen bir turist görülmemiştir. Yorumlar (3) | Görüntüleme sayısı: 1319 |
|
Devamını oku...
|
|
Bugüne kadar yazılarımızda Türklerin gözünden Rusya’yı anlatırken bugünde Katya’nın gözünden ve kendi Türkçesiyle Türkiye’ yi görmeye çalışacağız… İlk defa Türkiye’ye geldiğim zaman bu ülke bana çok konuksever geldi. O zaman Türkiye benim için sadece tatil yeri demekti. Bütün turistler gibi Antalya’da plajda yatarak, denizde ve havuzda yüzerek günlerim geçti. Türkiye benim için güneş, deniz, dağlar ve harikulade doğa demek diyebilirdim. Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 844 |
|
Devamını oku...
|
|
İstanbul’u çok severim. Piter’i de seviyorum. Ben bir ‘’Ankaralı’’yım ama bu yazıda onun yeri yok. Burada İstanbul’un martılarıyla St.Petersburg’un kargalarını anlatmak istiyorum. Beşiktaş vapur iskelesinde ağzındaki çöp parçasıyla arkadaşını kovalayan (!) martının, Piter’de karşılığı pervazda ayağı kayıp sendelediği halde hiç istifini bozmayan(!) kargaydı bana göre… Bembeyaz kar üzerinde avladıkları koca lağım faresini ortaklaşa yiyen kargaların, İstanbul’daki muadilleri ise vapurun arkasından atılan simit parçaları için koşuşturan martılar… Bence martılar mutlu, kargalar mütevekkil; ha! İstanbul’un kargaları ve Piter’in martıları burada söz konusu değil… ama onlar da var tabii… İstanbul’un martılarının mutluluğu dünyanın en güzel şehrinde olmalarından, Piter’in kargaları ise tevekkülle kışın bitmesini bekliyor. Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 1138 |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 19 |